Dekorasyonda başarısız sonuçların büyük bölümü yanlış ölçüden kaynaklanır. Mobilya yerleşimi konusunda mobilya arası boşluklar, geçiş yolları ve duvar oranları hesaplanmadığında oda kullanışsız hale geliyor. Doğru planlama için gereken temel ölçüleri paylaşıyoruz.
Perde, hali, kirlent ve ortu gibi yumusak yuzeyler mekanin sicakligini belirler. Tek bir kumas turune baglanmak yerine ince, kalin ve dokulu parcalari birlikte kullanmak derinlik yaratir.
Katmanlama yaparken renk sayisini sinirli tutup doku cesitligini artirmak daha kolay bir dengedir. Keten, yun ve pamugun bir arada durdugu bir odada gozle yorulmadan zenginlik hissi olusur.
Kısaca, kirali evde delik acmak ya da duvari kalici sekilde degistirmek her zaman mumkun olmaz. Mobilya yerleşimi konusunda tasinirken sokulebilen, iz birakmayan urunler tercih edilmelidir.
Çoğunlukla, mum, koku cubugu ve sominenin oldugu alanlarda yanici tekstilleri uzak tutmak temel kuraldir. Mobilya yerleşimi kurgusunda kablo gecislerini hali altina gizlemek yerine kanal ve kelepcelerle duzenleyin, boylece hem takilma hem asinma riskini azaltirsiniz.
Özetle, devrilme riski, ozellikle yuksek ve dar govdeli mobilyalarda ciddi bir tehlikedir; duvara sabitleme aparatlari cogu urunle birlikte gelir ve mutlaka kullanilmalidir. Priz yuku, uzatma kablolarinda toplandiginda isinma ve kivilcim riski dogurur. Elektrikli isiticilarin cevresinde en az bir metrelik bos alan birakin.
Nemli mekanlarda malzeme secimi estetikten once gelir; su itici yuzeyler ve nefes alan boyalar uzun vadede tasarrufturur. Mobilyayi duvardan birkac santim ayirmak bile hava sirkulasyonunu belirgin sekilde iyilestirir.
Mutfak, banyo ve dis duvara bakan koseler nem yuzunden en cabuk yipranan bolgelerdir. Havalandirma alistirilmadan yapilan her yenileme, birkac sezon icinde kabarma ve leke olarak geri doner.
Bu noktada, mobilya yerleşimi ile ilgili tercih yaparken gunluk kullanim aliskanliklarinizi listelemek isabetli olur. Evde cok vakit geciren bir aile ile haftanin cogunu disarida gecirenlerin ihtiyaci ayni degildir. Dayaniklilik, temizlenebilirlik ve tamir edilebilirlik kriterleri de en az gorunum kadar belirleyicidir.
Mobilya yerleşimi secerken ilk bakilacak sey mekanin metrekaresi, tavan yuksekligi ve dogal isik miktaridir. Bu uc veri, hangi renk tonunun ve hangi hacimdeki parcanin uygun olacagini buyuk olcude belirler. Estetik begeni ancak bu teknik cerceve icinde anlam kazanir.
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Çoğu zaman, mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Rustik tarz kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Bu noktada, Mersin gibi ışığın ve nemin belirleyici olduğu yerlerde, malzeme seçimini estetiğin yanı sıra dayanıklılık üzerinden değerlendirmek gerekir.